BAŞARI-Motivasyon ve zeka geliştirme teknikleri…

Ders çalışma stratejileri,sınav rehberlik…

DOST SİTEMİZ

http://turkislamdernegi.wordpress.com  Sayın arkadaşlar İzmir Buca mevkiinde kurulan TÜRK-İSLAM DERNEĞİ’NİN web sitesidir.İçinde İslam ile ilgili merak ettiklerinizin çoğunu bulabilirsiniz…

Mart 26, 2007 Yazan: basarmak | *(GENEL)*, *(KİŞİSEL GELİŞİM)*, *DERS-OKUL*, Bilgisayar-İnternet, DERS ÇALIŞMA TAKTİKLERİ, Hedef Belirlemenin çalışmaya etkisi, Kommik, Korku, Müzik, Yaşam-Sağlık | | Henüz Yorum Yok

Çoklu Zeka-Alternatif Öğrenme

Çoklu Zeka ve Beynin Etkili Kullanımı

Howard Gardner’ın 1983 yılında “Frames of Mind: The theory of multiple intelligences” (Düşünüş biçimi: Çoklu Zeka Kuramı) adlı adlı eserinde ortaya koyduğu “Çoklu Zeka Kuramı”, zekanın toplumlar ve eğitim üzerinde yıllardır sürüp giden etkisini yani sadece dil ve matematik zekasını hesaba katan klasik zeka testi ve zeka tanımlamasını tarihe karıştırmıştır. Gardner, zekanın iki değil, yedi yönü olduğunu savunmuştur. Böylece sadece matematikte ve dilde başarılı olanların değil, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde kendini gösterenlerin ve kendini tanıyanların da zeki olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Çoklu zeka kuramının amacı, eğitimde bireylerin neler yapabileceğinden neler yapabileceğinin düşünülmesidir. Günümüzde eğitim ve psikoloji alanındaki gelişmelerle klasik testlerin çocukların değerlendirilmesinde yeterli olamayacağı, onun potansiyel yeteneklerinin de ortaya çıkarılması gerektiği görüşü vardır. Gardner’a göre zeka, problem çözme kapasitesi ya da değerli bir ya da birden çok kültürel yapı ürününe şekil vermektir.

Gardner bireylerin aynı düşünüş tarzına sahip olmadıklarını ve eğitimin eğer bu farklılıkları ciddiye aldığı düşünülürse, bütün bireylere en etkili şekilde hizmet edeceğini belirtmiştir.Eğer bireyler farklı zeka bileşenlerini tanıyabilirlerse karşılaşacakları sorunları çözmede daha şanslı olabilirler.

Çoklu zeka her bilim dalında öğrencilerin öğrenmelerini arttıran bir öğretim süreci olarak algılanmaktadır.

Gardner’ ın çoklu zeka kuramında yer alan zeka türleri aşağıda verilmiştir.

Sözel/Dilbilimsel Zeka: Değişik kültürlerde yaşayan insan, dil kullanma becerisine sahiptir. Kimileri dili sadece iletişim amacıyla kullanırken, kimileri birden çok dil ve iletişim becerileri gösterebilirler. Dil zekası, sözcükleri hem sözlü hem yazılı olarak etkili bir biçimde kullanma becerisidir. Örneğin, sözlü olarak öykü anlatan, ya da sunuculuk yapan ve politikacı olan kişilerle şair oyun yazarı, editör, gazeteci gibi dil zekası sergileyenler bu grupta yer alırlar.

Doğa Zekası: Gardner’ın 1995’de ortaya attığı sekizinci zeka türüdür. Bu zekaya sahip olanlar, doğal kaynaklara ve sağlıklı bir çevreye ilgi duyarlar, flora ve faunayı tanırlar.

Gardner, bireylerin gösterdiği her özelliğini zeka olmayacağını, zeka olabilmesi için :

l. Bir dizi sembole sahip olması.

2. Kültürel yapıda değerli olması.

3. Aracılığıyla mal ve de hizmet üretebilmesi.

4. İçinde problem çözebilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sosyal/Bireylerarası Zeka: İnsanlarla ilişki kurma,diğer bireylerin ruh hallerini, duygularını, güdülenmişliklerini ve niyetlerini anlama ve davranışlarını yorumlama yeteneğine sahip olmadır. Politikacılar, Liderler, Psikologlar, Öğretmenler, Aktörler, Turizmciler bu yeteneklerini iyi kullanan insanlardır.

Mantıksal/Matematiksel Zeka: Mantıksal düşünme,sayıları etkili kullanma, problemlere bilimsel çözümler üretme ve kavramlar arasındaki ilişkileri ayırt etme, sınıflama, genelleme yapma, matematiksel bir formülle ifade etme, hesaplama, hipotez, test etme, benzetmeler yapma gibi davranışları gösterme yeteneğidir.

Bilim adamları, matematikçiler, muhasebeciler, mühendisler, bilgisayar programcıları, istatistikçiler ve benzeri işlerle uğraşanlar mantıksal-matematiksel zekası güçlü olan bireylere örnek sayılabilir.

Özedönük/Bireysel Zeka: Bireyin kendisini, güçlü ve zayıf yönlerini, ruh halini, arzu ve niyetlerini anlama ve bu doğrultuda yaşamını planlama ve yönlendirme becerisine sahip olmalıdır. Bu zekası gelişmiş bireyler kendi duyguları ile nasıl baş edebileceğini bilme, kişisel problemlerini çözme, kendi hedeflerini belirleme, disiplinli olma, kendine güvenme gibi özellikleri gelişmiş kişilerdir. Din adamları, psikologlar, filozoflar öze dönük zekaları güçlü bireylere örnek verilebilir.

Görsel/Uzamsal: Üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü hayal edebilme ya da başka bir deyişle, dünyayı doğru algılama ve algılama üzerine gördüklerini yansıtabilme yeteneğidir.

Uzamsal zeka, görsel düşünmeyi ve şekil/uzay özelliklerini şekillerle ve grafiklerle ifade etme, çizme, boyama ve şekil verme gibi davranışları kapsar. Mimarlar, denizciler, pilotlar, heykeltıraşlar, ressamlar, izciler, avcılar, dekoratörler ve tasarımcılar uzamsal zekalarını en üst düzeyde kullanırlar.

Müzikal/Ritmik Zeka: Duyguların aktarımında, müziği algılama ve sunmada müziği bir araç gibi kullanma yeteneği, yani ritme, melodiye, tona karşı duyarlı olma yeteneğidir. Bu zekaları güçlü olan kişiler, müzisyenler, koristler, orkestra şefleri, enstrüman üreticileri ve bestecilerdir.

Bedensel/Duyudevinimsel Zeka: Düşünce duyguları ifade ederken ve de problemleri çözerken bedeni kullanma yeteneğidir. Bedensel zekası yüksek bireyler sportif hareketleri, düzenli/ritmik oyunları kolayca uygulayabilirler. Balerinler, sporcular, heykeltıraşlar, mimarlar, pandomim sanatçıları, cerrahlar, teknisyenler, aktörler, el işleri ile ilgilenenler bu zekaya örnek gösterilebilir.

Alıntı:Çoklu Zeka ve Beynin Etkili Kullanımı

Howard Gardner’ın 1983 yılında “Frames of Mind: The theory of multiple intelligences” (Düşünüş biçimi: Çoklu Zeka Kuramı) adlı adlı eserinde ortaya koyduğu “Çoklu Zeka Kuramı”, zekanın toplumlar ve eğitim üzerinde yıllardır sürüp giden etkisini yani sadece dil ve matematik zekasını hesaba katan klasik zeka testi ve zeka tanımlamasını tarihe karıştırmıştır. Gardner, zekanın iki değil, yedi yönü olduğunu savunmuştur. Böylece sadece matematikte ve dilde başarılı olanların değil, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde kendini gösterenlerin ve kendini tanıyanların da zeki olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Çoklu zeka kuramının amacı, eğitimde bireylerin neler yapabileceğinden neler yapabileceğinin düşünülmesidir. Günümüzde eğitim ve psikoloji alanındaki gelişmelerle klasik testlerin çocukların değerlendirilmesinde yeterli olamayacağı, onun potansiyel yeteneklerinin de ortaya çıkarılması gerektiği görüşü vardır. Gardner’a göre zeka, problem çözme kapasitesi ya da değerli bir ya da birden çok kültürel yapı ürününe şekil vermektir.

Gardner bireylerin aynı düşünüş tarzına sahip olmadıklarını ve eğitimin eğer bu farklılıkları ciddiye aldığı düşünülürse, bütün bireylere en etkili şekilde hizmet edeceğini belirtmiştir.Eğer bireyler farklı zeka bileşenlerini tanıyabilirlerse karşılaşacakları sorunları çözmede daha şanslı olabilirler.

Çoklu zeka her bilim dalında öğrencilerin öğrenmelerini arttıran bir öğretim süreci olarak algılanmaktadır.

Gardner’ ın çoklu zeka kuramında yer alan zeka türleri aşağıda verilmiştir.

Sözel/Dilbilimsel Zeka: Değişik kültürlerde yaşayan insan, dil kullanma becerisine sahiptir. Kimileri dili sadece iletişim amacıyla kullanırken, kimileri birden çok dil ve iletişim becerileri gösterebilirler. Dil zekası, sözcükleri hem sözlü hem yazılı olarak etkili bir biçimde kullanma becerisidir. Örneğin, sözlü olarak öykü anlatan, ya da sunuculuk yapan ve politikacı olan kişilerle şair oyun yazarı, editör, gazeteci gibi dil zekası sergileyenler bu grupta yer alırlar.

Doğa Zekası: Gardner’ın 1995’de ortaya attığı sekizinci zeka türüdür. Bu zekaya sahip olanlar, doğal kaynaklara ve sağlıklı bir çevreye ilgi duyarlar, flora ve faunayı tanırlar.

Gardner, bireylerin gösterdiği her özelliğini zeka olmayacağını, zeka olabilmesi için :

l. Bir dizi sembole sahip olması.

2. Kültürel yapıda değerli olması.

3. Aracılığıyla mal ve de hizmet üretebilmesi.

4. İçinde problem çözebilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sosyal/Bireylerarası Zeka: İnsanlarla ilişki kurma,diğer bireylerin ruh hallerini, duygularını, güdülenmişliklerini ve niyetlerini anlama ve davranışlarını yorumlama yeteneğine sahip olmadır. Politikacılar, Liderler, Psikologlar, Öğretmenler, Aktörler, Turizmciler bu yeteneklerini iyi kullanan insanlardır.

Mantıksal/Matematiksel Zeka: Mantıksal düşünme,sayıları etkili kullanma, problemlere bilimsel çözümler üretme ve kavramlar arasındaki ilişkileri ayırt etme, sınıflama, genelleme yapma, matematiksel bir formülle ifade etme, hesaplama, hipotez, test etme, benzetmeler yapma gibi davranışları gösterme yeteneğidir.

Bilim adamları, matematikçiler, muhasebeciler, mühendisler, bilgisayar programcıları, istatistikçiler ve benzeri işlerle uğraşanlar mantıksal-matematiksel zekası güçlü olan bireylere örnek sayılabilir.

Özedönük/Bireysel Zeka: Bireyin kendisini, güçlü ve zayıf yönlerini, ruh halini, arzu ve niyetlerini anlama ve bu doğrultuda yaşamını planlama ve yönlendirme becerisine sahip olmalıdır. Bu zekası gelişmiş bireyler kendi duyguları ile nasıl baş edebileceğini bilme, kişisel problemlerini çözme, kendi hedeflerini belirleme, disiplinli olma, kendine güvenme gibi özellikleri gelişmiş kişilerdir. Din adamları, psikologlar, filozoflar öze dönük zekaları güçlü bireylere örnek verilebilir.

Görsel/Uzamsal: Üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü hayal edebilme ya da başka bir deyişle, dünyayı doğru algılama ve algılama üzerine gördüklerini yansıtabilme yeteneğidir.

Uzamsal zeka, görsel düşünmeyi ve şekil/uzay özelliklerini şekillerle ve grafiklerle ifade etme, çizme, boyama ve şekil verme gibi davranışları kapsar. Mimarlar, denizciler, pilotlar, heykeltıraşlar, ressamlar, izciler, avcılar, dekoratörler ve tasarımcılar uzamsal zekalarını en üst düzeyde kullanırlar.

Müzikal/Ritmik Zeka: Duyguların aktarımında, müziği algılama ve sunmada müziği bir araç gibi kullanma yeteneği, yani ritme, melodiye, tona karşı duyarlı olma yeteneğidir. Bu zekaları güçlü olan kişiler, müzisyenler, koristler, orkestra şefleri, enstrüman üreticileri ve bestecilerdir.

Bedensel/Duyudevinimsel Zeka: Düşünce duyguları ifade ederken ve de problemleri çözerken bedeni kullanma yeteneğidir. Bedensel zekası yüksek bireyler sportif hareketleri, düzenli/ritmik oyunları kolayca uygulayabilirler. Balerinler, sporcular, heykeltıraşlar, mimarlar, pandomim sanatçıları, cerrahlar, teknisyenler, aktörler, el işleri ile ilgilenenler bu zekaya örnek gösterilebilir.

Mart 6, 2007 Yazan: basarmak | Yaşam-Sağlık | | 7 Yorum

7 Günde Einstein Gibi Olun!

7 GÜN BUNLARI YAPIN, ZEKANIZ PARLASIN!

Yazan: Ana Kaynak: The Guardian-Men’s Health

7 günde Einstein gibi olmanın yolları

Hangimiz bir gün yataktan kalkıp da daha akıllı olduğumuzu görmek istemeyiz ki? Bu dilek her ne kadar ütopik olarak görülse de bir bilim adamının yöntemi, 1 hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi’nin Biyomedikal Bölümü’nden Prof. Mark Lythgoes’in 1 hafta süren programı BBC’de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ’larında, yüzde 40 oranına varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.

İşte bir haftalık program

Cumartesi: Dişinizi her zaman kullandığını elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kaparatak duş alın.

Pazar: Sabah saatlerinde bulmaca çözün. Ve kısa yürüyüşe çıkın.

Pazartesi: Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. İşe ya yürüyerek ya bisikletle ya da daha önce kullanmadığınız bir araçla gidin.

Salı: Sözlükten bilmediğiniz sözcükleri öğrenin. Ve bunları günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.

Çarşamba: Yoga, Pilates ya da meditasyon derslerine katılın. Daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun.

Perşembe: İşe daha önce kullanmadığınız bir yoldan gidin. Televizyondaki ciddi bilgi programlarını izleyin.

Cuma: Alkol ve kafein tüketmekten kaçının. Alışverişe çıkarken listeyi ezberlemeye çalışın.

Mart 6, 2007 Yazan: basarmak | Yaşam-Sağlık | | 1 Yorum

*IQ Testi-Program*

Bu programla zekanızı test edebilir ve sonunda sonucunu ve ne kadar zeki olduğunuzu görebilirsiniz…Aşağıdaki linke tıklayıp programı indirin…

http://www.geocities.com/bahtiyarilkogretim/iqtesti.zip

Mart 5, 2007 Yazan: basarmak | Yaşam-Sağlık | | 4 Yorum

Bilge Olma Sanatı

 
ÜSTÜN KİŞİDEN BİLGELİK BELGELERİ…
Yazan: Alper Durukan
İnsanın “üstünlük” haline varmasının, “bayağı” insan olmaktan çıkıp “seçkin” insan olmasının yolu “akıl”dır.

Konfüçyüs, öğrencileriyle ya da kendisinden “akıl” soran yöneticilerle konuşmalarında “üstün insan-seçkin insan” tanımları getirir. Seçkin ve üstün olmak için “gerçeği” görmek gerekir:

“Sabah erkenden gerçeği görmek ve o günün akşamında ölmek… Bir insan için hiç de kötü bir durum değildir bu…”

***

Konfüçyüs, “seçkin kişi”nin kaçınması gereken üç şeyi anlatır:

“Bana ayıp gelen, bana bayağı gelen, bana tehlikeli gelen üç şey vardır:

* Kim ki gençliğinde öğrenmek için kendini yormazsa, onun ihtiyarlığında da öğretecek bir şeyi olmaz.. Bunu ben ayıp sayarım.

* Kim ki memleketinden ayrılır ve uzakta bir hükümdarın hizmetinde başarı kazanır, sonradan eski tanıdıklarından birine rastlar ve eski günlerinden edilecek bir söz bulamaz… Bunu bayağılık sayarım.

* Kim ki aşağı insanlarla düşüp kalkar ve saygıdeğer insanlara yaklaşmaz… Ben bunu tehlikeli görürüm..”

***

Üstün kişiyi, bayağı kişilerden ayıran üç özellik vardır:

“Adamlık onu basit acılardan kurtarır.

Bilgelik onu anlamsız kuşkulardan kurtarır.

Kararlılık onu gereksiz korkulardan kurtarır.”

***

Seçkin kişinin “kaygı”ları ve “utanç”ları farklıdır. Konfüçyüs şöyle anlatır:

“Seçkin kişi üç durum için kaygılanır:

Bir şeyi henüz öğrenmemişse, onu öğrenemediği için kaygılanır.

Bir şeyi öğrenmiş ama tam benimseyememişse bunun için kaygılanır.

Bir şeyi öğrenmiş, benimsemiş ama henüz uygulayamamışsa bunun için de kaygılanır.

Seçkin insan beş durumdan utanır:

Uygun fikri olup da, onu aktarmak için doğru ifadeyi bulamamışsa utanır. Gereken sözü ve ifadeyi bulup da sözüne uygun davranamamışsa utanır. Bir değerli şeyi elde edip kendi yanlışı yüzünden kaybetmişse utanır. Toprağı, mülkü olup da ona göre halkı olmamasından utanır. Gücü kendisinin gücüne denk olan bir hasmının başarı bakımından kendisini geçmesinden utanır.”

***

Konfüçyüs’ün “üstün insan-seçkin insan” tanımlarını dinleyen öğrencileri de kendi görüşlerini söyler.

* Birinci öğrenci:

“Üstün kişi önce güven kazanır, ancak ondan sonra emrindekilere iş yükler. Eğer güven olmadan iş yüklerse, emrindekiler bunu zulüm sayar. Üstün kişi önce hükümdarının güvenini sağlar, sonra itiraz eder. Eğer güven sağlamadan itiraz ederse hükümdar bunu isyan sayar.”

* İkinci öğrenci:

“Üstün kişinin kötülüğü tıpkı Güneş ya da Ay’ın tutulması gibidir. Üstün kişi bir hata yaptığı zaman bütün insanlar onu görür. Hatasını düzeltince de, insanlar yeniden başlarını kaldırıp ona bakmaya başlar.”

Mart 4, 2007 Yazan: basarmak | Yaşam-Sağlık | | 1 Yorum

Zekanızı Geliştirin!

Yapılan araştırmalar:insanoğlunun kendi zekasını geliştirebileceğini kanıtlamaktadır.İnsan zekası önceden beyindeki nöronların çokluğu ile ölçülüyor,nöron sayısı çok olan insanın zeki olduğu zannediliyordu.Yapılan son araştırmalar zekanın beyindeki nöronların sayısına değil;nöronların iletim damarlarının çokluğuna bağlı olduğunu kanıtlamıştır.Nöronların iletim damarı üretmesi için beynin damara ihtiyacı olması gerekir.

Özetlersek beyninizi çalıştırdığınız kadar nöronlar da yenilenir ve iletim kolları güçlenir.

Bunun için yapılacak bazı adımlar:

1)Hergün bir şiir ezberleyin.Bu beyninizi yoracak ve hafızanızı geliştirecektir.

2)Hergün mantık bulmacaları çözün.Örneğin sudoku gibi.

3)İçinde kafein ve asit bulunan içeceklerden uzak durun.

4)Dengeli beslenin.

5)Mutlaka kitap okuyun.

Yazan:Doç.Dok.Alper Durukan

Mart 4, 2007 Yazan: basarmak | Yaşam-Sağlık | | Henüz Yorum Yok